Hayat Borcu ve Yeni Yol
Teşekkür ederim hayat; verdiğin ekmeğe, sofradaki o helal tada,
Ama bildim ki ekmekle doymaz insan; ruhu açtır her daim yolda.
Yağmurun için, karın için, gönlümü yıkayan fırtınan için sağ ol;
Bazen kederden öldürdün, bazen bir dostun eliyle eyledin yol.
Yağmurun için, karın için, gönlümü yıkayan fırtınan için sağ ol;
Bazen kederden öldürdün, bazen bir dostun eliyle eyledin yol.
Bana bir dost verdin ömrün tam ortasında, başımı yastık edemedim saçına;
Korktum mahcup düşmekten aşkın o en saf, en ipekten tacına.
Yüzüme gülen dostu da bildim, mutlu günüme ağlayan düşmanı da;
Kışın ayazında dimdik durmayı öğrendim senin o çetin imtihanında.
Korktum mahcup düşmekten aşkın o en saf, en ipekten tacına.
Yüzüme gülen dostu da bildim, mutlu günüme ağlayan düşmanı da;
Kışın ayazında dimdik durmayı öğrendim senin o çetin imtihanında.
Her şeyi göreyim diye, sonunda elime bir kalem tutuşturdun;
Çiçekten, kuştan, sarı ayrılıklardan bana bir vatan kurdun.
Yazdım; gecem kalemle geçti, gündüzüm satırların gölgesinde,
Bir ömür borçlandım sana, her nefesin o eşsiz sedasında.
Çiçekten, kuştan, sarı ayrılıklardan bana bir vatan kurdun.
Yazdım; gecem kalemle geçti, gündüzüm satırların gölgesinde,
Bir ömür borçlandım sana, her nefesin o eşsiz sedasında.
Şimdi verdiklerini bir bir geri alırken neden sızlar bu gönül?
Belki de böyle olması gerek; dalından düşmeli ki tazelensin gül.
Çok şey aldım, çok şey verdim; kederimle kükredim bir kaplan gibi,
Ama işkence etme artık, bırak dans edeyim bir atın sırtında şimdi!
Belki de böyle olması gerek; dalından düşmeli ki tazelensin gül.
Çok şey aldım, çok şey verdim; kederimle kükredim bir kaplan gibi,
Ama işkence etme artık, bırak dans edeyim bir atın sırtında şimdi!
Varsın gitsin avucumdan gençliğin o yaldızlı, o mağrur düşleri,
Beni bağlamaz artık zamanın o sinsi, o hilekar işleri.
Göğsümde çarpan bu hür yürek, kuruyan dallara inat baki;
Kırıldı kilitler bir kere, bu şafak vaktinin benimdir saki!
Beni bağlamaz artık zamanın o sinsi, o hilekar işleri.
Göğsümde çarpan bu hür yürek, kuruyan dallara inat baki;
Kırıldı kilitler bir kere, bu şafak vaktinin benimdir saki!
Acele ettirme beni hayat,
daha dünyaya çatılacak kaşlarım var;
Önümde bembeyaz bir sayfa, elimde hürriyet kokan bir mürekkep...
Bir gün elbet ödeşeceğiz, borcumdan kurtulup öyle gideceğim;
Ama şimdi döngü kırıldı; kalemimle yeni bir şafağa yürüyeceğim!
Önümde bembeyaz bir sayfa, elimde hürriyet kokan bir mürekkep...
Bir gün elbet ödeşeceğiz, borcumdan kurtulup öyle gideceğim;
Ama şimdi döngü kırıldı; kalemimle yeni bir şafağa yürüyeceğim!
Yorumlar 3
Gönlünüze sağlık
Gönlünüze sağlık
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.