Deneme

GERİDE KALAN BENLER

3 dk okuma 67 okunma
GERİDE KALAN BENLER

Geride Kalan Benler

Geride bıraktığım ve dönüp toplayamadığım birçok ben var arkamda. Sadece bugünü toparlayamayan bir ben varken, geridekilere bakacak cesareti kendimde bulamıyorum.

Çok geç kaldım, çok geç fark ettim. Savunma mekanizmaları geliştirmeden sevdim seni, hayat. Meğer insan en çok, kendini korumayı bilmediği yerden yaralanıyormuş.

Çocukluğuma, gençliğime, dünüme ve bugünüme baktığımda her birinde başka bir ben görüyorum. Kimisi umut etmeyi biliyordu, kimisi susmayı, kimisi de yalnızca dayanmayı. Hepsi benden bir parça aldı, bana başka bir parça bıraktı.

Herkesin benden beklediği biri olmaya çalıştım. Sonra anladım ki her rolün adamı değilmişim. Her role sığmaya çalışırken kendime sığamaz olmuşum.

Bir şeyi beklemekle onu kaybetmek arasında derin bir fark vardır. Beklemek, insanı umuda götüren uzun bir yoldur; kaybetmek ise çaresizliğe açılan sessiz bir kapı. Ben hep umut ettim. Ama çaresizlik, gölgem gibi peşimi hiç bırakmadı.

Peki ya sen?

Bu hayat seni de benim kadar yordu mu? Her gün aynı yere döndün mü? Aynı düşüncelerin içinde, aynı sessizliğin kıyısında, bir rutinin med ile cezirleri arasında gidip geldin mi?

Her an hayatından kaçıp tam kapıya yönelmişken, sonra dönüp yerine geri geldin mi hiç? Gitmekle kalmak arasında sıkıştığın zamanlar oldu mu?

Yaşıyoruz bu hayatı, azizim.

Ama hakkını vererek mi yaşıyoruz?

Ben veremedim.

Geride bıraktığım benleri toplamaya çalışırken elimdeki bugünü de eksilttim. İnsan bazen geçmişi omuzlamaktan bugünü yaşamayı unutuyor.

Bunların geride kalması beni üzüyor mu? Tabii ki hayır. Her duygunun, her kaybın ve her vedanın bir zamanı vardı. Ben yalnızca bana düşeni yaşadım. Eksik ya da fazla değil; gerektiği kadar.

Çok güçlü olmak, hayata karşı bazen en ağır yükü taşımaktır. Çünkü kaybedecek ne kadar çok şeyin varsa, yumuşak karnın da tam oradadır. Hayat bunu bilir. En beklemediğin anda oraya dokunur ve seni, en güçlü sandığın yerden güçsüz bırakır.

Tam “Hadi, artık kalk ve devam et.” dediğin anda, bazı şeyler için çok geç kaldığını anlarsın. İnsan bazen düştüğü için değil, geç kaldığını düşündüğü için yorulur.

Sonra elinde yarım kalmış bir senaryo, cebinde üç beş umut, kaybettiğin insanlar, seni güçlendiren olaylar ve yalnızlıkla yürürsün.

Ve en iyisi nedir, biliyor musun?

Bütün bunlara rağmen bu dünyaya yeniden gelsen de başka biri olmak istemeyişin.

Çünkü seni sen yapan, kusursuz geçen günlerin değil; toparlayamadığın benlerin, kaybettiklerin, omuzladığın yüklerin ve her şeye rağmen yürümeye devam edişindir.

Paylas:

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

0 / 3000
İrem Oruç

İrem Oruç

4 Yazı 238 Okunma
Giriş Yap Kayıt Ol