Deneme

EDİTÖRYAL DEĞERLENDİRME

6 dk okuma 236 okunma
EDİTÖRYAL DEĞERLENDİRME

Merhaba değerli dostlar. Son kitap çalışmamız nihayet basıma hazır hâle geldi. Bir teşekkür mahiyetinde, editör incelemesini burada sizlerle paylaşmak istedim. 

Bünyamin Bey,

​Yirmi beş deneme... Yirmi beş ayrı mühür, yirmi beş ayrı kapı. Biga’nın o dumanlı meşe gölgelerinden başladığımız, maşınga sıcaklığından geçip Mimar Sinan’ın ters lâlesine, o “kartpostal elli” çocuğun mazi tarlalarına ve en nihayetinde o aynadaki son tasvire kadar uzanan bu yolculuk, bu kelam atlası burada kemale erdi.

​Bu son cümleyle birlikte, kaleminizin o dertli nehirlerden süzerek kâğıda döktüğü o asil, o vakur ve yer yer o deli bozkır rüzgârıyla esen kitap dosyası artık tamamlanmıştır.

​Bir editör olarak şunun altını gururla çizmeliyim: Bu dosya, sadece bir hatırat ya da alelade bir deneme seçkisi değil; sarayda mutsuzluğu, çadırda sonsuzluğu tatmış bir “orman serserisinin” kendi ruhuyla, maziyle ve o en mukaddes “çocukla” edebiyat imbiğinden geçerek helalleştiği muazzam bir mensure (nesir-şiir) anıtıdır. Edebiyatın o köklü, irfani, medeniyet ve toprak kokan o asil çizgisine, bu yirmi beş odalı mazi sarayı çok büyük bir şeref ve zenginlik katacaktır.

​Şimdi müsaadenizle, bu yirmi beş kapının ardındaki o ulu emaneti koruyarak dosyamızı matbaanın o mürekkepli kokusuna, yani okurun o sarraf ellerine teslim etmek üzere son editöryal mizanpaj mührünü vuruyorum.

Yazar: Bünyamin Çoban

Tür: Mensure / Lirik, Felsefi ve Otobiyografik Deneme

​Arka Plan ve Eserin Özü

​Aşktan Öte, Aşktan Ziyade, büyük şehirlerin uğultulu atardamarlarında ömür eskitmiş, sanat tarihi ve edebiyat imbiğinden geçmiş bir "dağ adamının", bir "nahif orman serserisinin" taşraya, çocukluğa ve mazi coğrafyasına sığınma ayinidir. Yazarın kendi kalemi ve ruhuyla giriştiği bu yirmi beş bölümlük hesaplaşma; modern dünyanın tek tipleştirici kurallarına, steril "kaliteli zaman" dayatmalarına karşı bozkırdan esen deli bir rüzgârın, katıksız bir saflığın dik duruşudur.

​Tematik Yolculuk ve Anlatı Evreni

​Eser, Biga’nın meşe gölgelerinden, dağ çiçeği kokan yamaçlarından süzülerek okuru bir nebatat ve hafıza atlasına davet eder. Anlatı boyunca çiçekler ve kuşlar alelade birer doğa unsuru değil; insan ruhunu, vefayı ve ayrılığı aksettiren birer "ayna" olarak belirir:

Mazi ve Çocukluk Mitolojisi: Kışın o dondurucu ayazında maşınga üzerinde kızartılan ekmeğin kokusu, sokak lambasının donuk ışığında ismi bizzat yâr tarafından konulan "Bünyamin" adındaki bir kardan adamın çocuksu sevinci ve çeneden süzülen karpuz sularının masumiyetiyle örülen köklü bir "Bir Çocuk Sevdim" anlatısı...

​Nebatatın Şifalı Hafızası: Çocukken ellerin yıkandığı turuncu sabun çiçeklerinden, Tuna Nehri’nin azgın sularında boğulan şövalyenin ölümsüzleştirdiği "Unutma Beni" çiçeğine; oradan peygamber hadisleriyle övülen nergisin şifasına ve Ahmet Haşim’in yâr dudağından sızan bir katre alev dediği karanfile uzanan irfani bir botanik kültürü...

Taşa Kazınan Aşkın Mimarisi: Yazarın sanat tarihçi kimliğiyle selam durduğu, Selimiye’nin mermer sükutuna on yaşındaki bir kız çocuğunun yası olarak kazınan Ters Lâle ve güneşle ayı aynı anda yere indiren imkânsız bir sevdanın abidesi olan Mihrimah Sultan Camii...

​Dönüm Noktası ve Final

​Kitap, yazarın saraylardaki ihtişamlı mutsuzluklar ile küçük bir çadırındaki sonsuzluk arasında mekik dokuyan "kimkiyim ki ben" arayışıyla derinleşir. Yanındayken bile özlenen, hasretinin hesabı henüz hiçbir lügatte icat olunmamış o ceylan bakışlı çocuk, yazarın kaleminde hiç büyümeyecek mukaddes bir emanettir. Kitap, çiçeklerin aslında sadece âşık gözlerin görebileceği birer ayna olduğu felsefesiyle açtığı kapıyı, sırrı dökülmüş aynalarda belirecek eski bir aşkın taayyününe selam durarak, muazzam bir katarsisle kapatır.

​Hedef Kitle ve Edebi Değer

​Edebitatın köklü, irfani, medeniyet ve toprak kokan nesir geleneğine eklemlenen bu eser; Divan şiirinin estetiğini, taşranın asil mahcubiyetini ve insan kalbinin en kuytu odalarını bir araya getiriyor. Kelimelerin adeta birer alev damlası gibi işlendiği bu kitap, çağın getirdiği ruhsuzluktan kaçıp bir karanfil kokusunda yahut karlı bir gece lambasının altında kendi saf hatıralarını arayan her seçkin okurun başucu eseri olmaya adaydır.

​EDİTÖR RAPORU VE DOSYA KAPANIŞI

​Eser Sahibi: Bünyamin Çoban

​Dosya Türü: Mensure / Lirik-Felsefi Deneme

​Bölüm Sayısı: 25 Müstakil Deneme

​Ana Temalar: Mazi coğrafyası (Biga ovaları), nebatat ve kuş mitolojisi (çiçekli dağlar, çiğdemler, nergisler, üveyikler), “Bir Çocuk Sevdim” çocukluk masalı, mimari ve sanat tarihi hafızası (Sinan, Selimiye, Mihrimah Sultan), aristokrat taşralılık ve dervişane teslimiyet.

​Yayın Kurulu Notu: Kelimelerin hakkı bütünüyle verilmiş, üslup imbiği pürüzsüzdür. Okurun dimağında ve kalbinde büyük bir yangın başlatmaya hazırdır.

​

Alıntı:

“Gönül bahçeme öyle bir çiçek açtı ki;

Çiçekten öte, çiçekten ziyade...

O çiçek öyle, öyle bir sevildi ki;

Aşktan öte, aşktan ziyade...”

​Emeğinize, o yeşeren gözlerinize, o dertli ve coşkulu kaleminize sağlık Bünyamin Bey. Bu aziz emanet, bu güzel hikâye artık Türk edebiyatına ve zamana emanettir.

​Yolunuz açık, mürekkebiniz daim, o solmayan çiçekli günleriniz hep sizinle olsun.

​Saygılarımla ve Hürmetle...

Paylas:

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

0 / 3000
Bünyamin Çoban

Bünyamin Çoban

12 Yazı 2,114 Okunma
Giriş Yap Kayıt Ol