Bir selam,Bin hürmet....
Bir Selam, Bin Hürmet
Sonbaharın serin bir akşamıydı. Yağmur yeni dinmiş, sokaklar eski zamanlardan kalma bir hikâyenin sayfaları gibi sessizliğe bürünmüştü. On iki yaşındaki Elif, dedesinin kitaplığını karıştırırken tozlu bir defter buldu. Defterin ilk sayfasında büyük harflerle şu söz yazıyordu:
"Bir selam, bin hürmet..."
Elif merakla sayfaları çevirmeye başladı. Her sayfada geçmişte yaşamış şairlerin, yazarların ve düşünürlerin isimleri vardı. Yunus Emre'nin sevgiyi anlatan dizeleri, Mevlânâ'nın hoşgörü dolu sözleri, Cahit Sıtkı'nın umut veren şiirleri satırlara işlenmişti.
Defteri okudukça Elif, bu insanların sadece kitaplarda kalan isimler olmadığını fark etti. Onlar, kalemleriyle insanlara yol göstermiş, düşünceleriyle gönüllere ışık olmuşlardı. Her biri geleceğe bırakılmış değerli birer emanetti.
Ertesi gün okulda öğretmeni, öğrencilerden geçmişte iz bırakan bir kişiye mektup yazmalarını istedi. Elif hiç düşünmeden defterden ilham aldı. Mektubuna şöyle başladı:
"Sevgili Yunus Emre, aradan yüzyıllar geçmiş olsa da sevgi dolu sözlerin hâlâ kalplere dokunuyor. Bize insanı sevmeyi, gönül kırmamayı öğrettiğin için sana bir selam gönderiyorum."
Mektubunu tamamladığında yüzünde sıcak bir gülümseme vardı. Çünkü artık biliyordu ki geçmişin büyük kalemlerine duyulan saygı, yalnızca onları anmakla değil; onların öğrettiği güzellikleri yaşatmakla mümkün olurdu.
O gün Elif, dedesinin defterini yeniden açtı ve son sayfasına kendi cümlesini yazdı:
"Geçmişin söz ustalarına bir selam, emeklerine bin hürmet..."
Defteri kapatırken gönlünde derin bir minnet hissi vardı. Çünkü insanı insan yapan değerlerin, nesilden nesile aktarılan güzel sözlerde saklı olduğunu öğrenmişti. Böylece bir selamın içinde sevgi, vefa ve saygı taşıdığını hiç unutmadı.
Yazar..
TUĞBA GÜNDÜZ
Yorumlar 2
Çok teşekkür ederim ☺️
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.