AYNADAKİ YABANCI
AYNADAKİ YABANCI
BİR ERKAN SEZGİN KLASİĞİ...
Hayatın içinde hepimiz yorgunluklar yaşıyoruz. Bazen hayatın telaşına kapılıyor, zamanın nasıl geçtiğini bile anlamıyoruz. Kırıyoruz, döküyoruz, üzülüyoruz… Ama çoğu zaman aynanın karşısına geçip kendimize şu soruları sormuyoruz:
“Ne yapıyorum?”
“Neredeyim?”
“Neden böyleyim?”
Başkalarını eleştirmekten, kendimizi başkalarıyla kıyaslamaktan, insanlara cümleler kurmaktan başka bir şey yapmıyoruz. Sürekli birilerinden önde olma, birilerinden daha ileride görünme telaşı içindeyiz. Hayatın bu yorucu koşuşturmasında kendimize vakit ayırmayı unutuyoruz. Hep başkalarına yetişmeye çalışırken aslında kendimizi kaybediyoruz.
Sonra bir gün geliyor…
Durup düşünüyorsunuz.
“Neredeydim, nereye geldim?” diyorsunuz.
“Bunca zaman ne yaptım? Kim için yaşadım? Neden sustum, neden erteledim?” diye sorguluyorsunuz.
İşte o an aynanın karşısına geçiyorsunuz. Derin derin bakıyorsunuz kendinize…
Ama artık aynadaki kişi, yıllar önce gördüğünüz insan değil. Saçlarınıza aklar düşmüş, yüzünüzde çizgiler belirginleşmiş. Hayat, sessizce izlerini bırakmış üzerinize.
Ve insanın aklından sadece tek bir cümle geçiyor:
“Keşke zamanında yapsaydım…”
Dostlar uzaklara gitmiş, herkes kendi hayatına karışmış, kalabalıkların içinde bile insan yapayalnız kalmış. Çünkü zaman geçiyor… Hem de geri dönmemek üzere geçiyor.
Bu yüzden zaman geçmeden aynaya bakın. Kendinize gerçekten şunu sorun:
“Ben ne yapıyorum? Gerçekten insan gibi yaşayabiliyor muyum?”
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.